Разговорный турецкий язык — это очень просто

Омонимы в турецком языке

Я люблю темы грамматики, похожие на детскую игру. Показать полностью…

Омонимы — это слова, имеющие одинаковое написание и звучание, но разное значение.

El eliyle yılan tutulmaz.
Her yanım cayır cayır yanıyor.
Arkadaşının yaş gününde bol bol yaş pasta yedi.
Ayakkabısının bağını düğümleyip arkadaşının bağ evinden uzaklaştı.
Onun yüzünden yüz yerde yüzüm kızarıyor.
Her yaz yaylaya çıkar, orada yarım kalan hikayesini yazmaya çalışırdı.
Kır saçları rüzgarda dalgalanıyordu.
Şimdi vazolar kır çiçekleriyle doludur.
Böyle dik bir yokuştan kış günü her araba inemez.
Tüm öğrencileri bahçeye ağaç dikmeye davet ettik.
İç ile dış bir olmadan olgunluk olmaz
Yatmadan bir bardak süt içmeyi unutma.

А
Aç: yemek yemesi gereken
Aç: açmak fiilinin emri
Açık: kapalı olmayan
Açık: koyu olmayan renk
Açma:açmak işi
Açma: Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek
Ağız: bir organ adı
Ağız: anadilin değişik söyleyişi
Ağız: yeni doğmuş memelilerin ilk sütü
Ak: beyaz
Ak: akmak mastarının emri
Al: kırmızı
Al: almak mastarının emri
Alay: belli sayıdaki askeri birlik
Alay: biriyle eğlenme
An: çok kısa zaman parçası
An: anmak mastarının emri
Arı: bal yapan böcek
Arı: katıksız saf
Arz: sunma
Arz: yeryüzü yer
Asma: üzüm veren bitki
Asma: asma işi
At: bir hayvan
At: atmak mastarının emri
Ağ: balık tutma aracı
Ağ: pantolonun apış arasına gelen yeri
Ay: yılın on ikide biri
Ay: gök cismi
Atlet: atletizmle uğraşan kimse
Atlet: kolsuz erkek fanilası
Aşı: bir ağacın dalı üzerinden alınan dal
Aşı: Organizmada birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen zayıflatılmış mikrop

B
Bağ: üzüm yetiştirilen bahçe
Bağ: bağlamak için kullanılan araç
Bağır: göğsün ön kısmı
Bağır: bağırmak mastarının emri
Bahar: mevsim adı
Bahar: yiyecek ve içeceklere tat vermek için kullanılan maddeler
Bar: Erzurum yöresinde oynanan bir halk oyunu
Bar: içki içilen yer
Bel: insanın göğüsle gövde arasındaki dar bölge
Bel: toprak kazmaya yarayan araç
Bel: ses şiddeti ile ilgili birim
Ben: tekil birinci kişi zamiri
Ben: derideki küçük leke
Bere: bir şeydeki hafif yara
Bere: bir tür başlık
Bez: pamuklu kumaş
Bez: vücutta salgı yapan küçük organ
Bin: bir sayı
Bin: binmek mastarından emir
Boy: bir şeyin uzunluğu
Boy: göçebe topluluklarda kabile
Basma: basma işi
Basma: pamuklu kumaş

C – Ç – D
Çay: bir içecek
Çay: dere ile ırmak arası akarsu
Çelik: sertleştirilmiş demir
Çelik: kısa kesilmiş dal
Çil: yüzdeki küçük benekler
Çil: bir av kuşu
Devir: çağ
Devir: dönme tur
Dal: hayal kurmak eyleminin emir kipi
Dal: kol bölüm
Dil: bir organımız.
Dil: lisan,anlaşma
Diz: bacağın ortasındaki ortak bölme
Diz: dizmek mastarından emir
Dolu: içi doldurulmuş olan
Dolu: bir yağış biçimi
Don: iç çamaşır
Don: at tüyünün rengi
Don: suların buz tutması
Düş: rüya
Düş: düşmek mastarından emir

E – G
Ek: ilave
Ek: ekmek mastarının emri
El: bir organımız
El: yabancı
Er: rütbesiz asker
Er: erken
Esrar: sır sırlar
Esrar: uyuşturucu bir madde
Ekmek: tohumu toprağa atma
Ekmek: tahıldan yapılmış yiyecek
Gam: tasa kaygı
Gam: müzikte sekiz sesten oluşan sıralı nota dizisi
Geç: beklenen zamandan sonra
Geç: geçmek mastarının emri
Güç: kuvvet
Güç: zor
Gül: bir çiçek
Gül: gülmek mastarının emri

H – İ
Han: eskiden Türklerde devlet başkanı
Han: şehirlerde meslek sahiplerinin çalıştığı birkaç katlı yapı
Hal: durum
Hal: üstü kapalı pazar yeri
Harp: savaş
Harp: telli bir çalgı
Hayat: yaşam
Hayat: avlu sofa
Hayır: olumsuzluk belirten söz
Hayır: iyilik
İn: küçük mağara
İn: inmek mastarından emir
İç: herhangi bir yerin sınırları içerisinde kalan
İç: içmek eyleminin emir kipi
İt: köpek
İt: itmek fiili

K – L
Kanepe: birkaç kişinin oturduğu koltuk
Kanepe: küçük ekmek dilimi
Kara: siyah
Kara: yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü
Kart: gençliği ve körpeliği kalmamış
Kart: düzgün kesilmiş ince karton
Kaş: gözlerin üzerindeki kısa kıllar
Kaş: sarp kayalık uçurum
Kaş. atın eyerinin ön ve arka kısmındaki çıkıntılar
Kahve: sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç
Kahve: çay ıhlamur içilen oyun oynanan yer
Katı: sert
Katı: kuşların midesi
Kaz: bir kümes hayvanı
Kaz: kazmak mastarından emir
Kaz: budala
Kese: küçük torba
Kese: kestirme (yol)
Kese: yıkanırken kir çıkarmak için ele geçirilen bez
Kır: beyaz ve siyah karışımı renk
Kır: şehir dışı olan boş ve geniş alan
Kıta: dört dizeden oluşan şiir bölümü
Kıta: büyük kara parçası
Kıta: askeri birlik
Koca: bir kadının eşi
Koca: büyük iri
Koy: küçük körfez
Koy: koymak mastarından emir
Kupa: maden bardak ya da vazo
Kupa: bir tür atlı araba
Kupa: yarışma ödülü olarak verilen
Kurum: kuruluş müessese
Kurum: bacalarda biriken is
Kuşak: beze sarılan dar uzun kumaş
Kuşak: nesil
Kap: içi oyuk nesne
Kap: kapmaktan emir
Lama:uzun ince madeni şerit
Lama: bir hayvan

M – N
Mil: bir uzunluk ölçüsü birimi
Mil: selin bıraktığı çamurlu birikinti
Mil: ince uzun madeni çubuk
Maskara: eğlendirici, güldürücü
Maskara: maske
Maskara: kirpik boyası
Manda: bir hayvan
Manda: başka devletlere verilen vekillik
Mal: bir kimsenin mülkiyetinde bulunan
Mal: büyükbaş hayvan
Makam: mevki, yer
Makam: Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad
Mantar: şişe tapası
Mantar: bir bitki
Maya: mayalanmayı sağlayan madde
Maya: damızlık dişi hayvan
Mayıs: yılın beşinci ayı
Mayıs: taze sığır gübresi

O – P
Ocak: yılın birinci ayı
Ocak: ateş yakmaya yarayan yer
Ocak: taş ve maden çıkarılan yer
Öz: bir kişinin benliği
Öz: aynı baba ve anadan olan kardeşler
Pas: madenlerin yüzeylerinde oluşan tabaka
Pas: oyuncuların topu başkasına geçirmesi
Patron: özel bir kuruluşun sahibi
Patron: biçki modeli
Pay: hisse
Pay: azar
Pazı: kolun üst kısmındaki şişkince kas
Pazı: yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki
Pike: uçakların hedefe yaptığı dalış
Pike: yatak örtüsü
Pirinç: pilav yapmakta kullanılan tahıl
Pirinç: bakır ve çinko karışımı sarı maden
Pazar: haftanın son günü
Pazar: belli şeylerin satıldığı yer

S – Ş
Saç: başı kaplayan kıllar
Sac: demir levha
Saf: katıksız arı
Saf: dizi sıra
Sağ: solun karşıtı yan
Sağ: sağlam, canlı, esen
Sakin: durgun sessiz
Sakin: bir yerde oturan
Satır: sayfadaki yazı dizileri
Satır: et kesmeye yarayan bıçak
Saz: ince kamış
Saz: çalgı
Seri: dizi,sıra
Seri: hızlı
Sıra: bir çizgi üzerinde yan yana yada ardı ardına dizilme
Sıra: üç dört kişinin otura bileceği tahta oturak
Soluk: nefes
Soluk: rengi atmış
Soy: ırk
Soy: soymak mastarından emir
Şiş: şişmiş, şişkin
Şiş: ucu sivri demir çubuk

T – Z
Tez: çabuk
Tez: sav
Toka: el sıkışmak
Toka: kadınları saçlarını tutturmaya yarayan araç
Ton: bir ağırlık ölçüsü birimi
Ton: ses ve renkte düzey
Top: yuvarlak oyun aracı
Top: büyük mermi atan ateşli silah
Tabiat: canlı ve cansız maddelerin oluşturduğu doğa
Tabiat: bir insanın iç güdülerinin hepsi
Tavşan: tahta oymacısı
Tavşan: bir memeli hayvan
Ünlü: meşhur
Ünlü: sesli
Yar: uçurum
Yar: sevgili
Yaş: doğuştan beri geçen zaman
Yaş: ıslak
Yaz: mevsim adı
Yaz: (mak) mastarının eki
Yüz: bir sayı
Yüz: surat çehre
Yüz: yüzmek eylemi
Yazma: yazmak işi
Yazma: üzerin kalıplarla yada fırça ile desen yapılmış bez
Yat: kalkan ve zırh gibi korunma aracı
Yat: özel deniz gemisi
Zar: ince deri ya da kabuk
Zar: küp biçiminde üzerinde sayılar bulunan oyun aracı

Поделиться в соц. сетях

Опубликовать в Google Buzz
Опубликовать в Google Plus
Опубликовать в LiveJournal
Опубликовать в Мой Мир
Опубликовать в Одноклассники

Оставьте комментарий

Ваш e-mail не будет опубликован. Обязательные поля помечены *